Bir mum yak yüreğinde


Bir mum yak yüreğinde ve sevdiklerini onun yanına topla.  Umarım hayat istediğin gibi olur diyeceğim ama insanoğlu da tutarsız. Mutlu ol diyeceğim ama insan ondan da maraz çıkarabiliyor. Huzurlu ol en iyisi. Mumun titresin, ışığın azalsın, ama son buluşma anına kadar sönmesin.

Hayat inişler, çıkışlar, acılar, mutluluklar ile dolu. Hiç birisinde baki kalmıyorsun. İnerken, çıkacağını; acı içindeyken de bir gün mutlu olacağını unutma. Ama asıl erdem mutluyken de bir gün acı içinde olabileceğini unutmamaktır. Yoksa hayata karşı patavatsız oluyor insan.

Ölümün hayatı dengeleyen bir terazi olduğunu düşün  ve ansızın gelebildiğini. Sevdiklerini avucuna konan kelebekler gibi gör. Zaman  bir andan ibaret. Sen sadece anın bereketini artırmaya bak. Zamanı muhabbetle şereflendir. Gözlerine bakabildiğin her canlıyı değerli bil hayatında. Zaman şaha kalkmış bir at, onu yavaşlatmanın, sakinleştirmenin yolu gözlerden geçiyor. Çocukların gözü, yaşlıların gözü, kedilerin, köpeklerin gözü, hastaların gözü. Çoğalt hayatındaki gözleri, bir de gözü açların gözüne bak ve bu dünyadan ne aldıklarına, ne götürdüklerine.

Mezarlıkları gez mesela. Bir bebeğin mezarıyla, yaşlı bir insanın mezarını karşılaştır. Bu dünyaya ne vermiş bu dünyadan ne almışlar ve dengele hayatı.

Boyu arşa uzanan çam ağaçlarına bak, sonra kara toprağa döktükleri kozalaklarına.  Her şey  can derdinde. Konuş onlarla, elini ağacın gövdesine sür: “merhaba dostum” de. Meyvesine dokunduğunda “alabir miyim” de. Koparıp senin avuçlarına geçtiğinde “teşekkür ederim”. Meyvesinin tadına yanında bak ve “yediğim en güzel meyve” de. Şımart, sana dalından, kökünden, canından meyve sunanı.

Kendine has bir selamın olsun mesela. Yorulmadın mı savaşçı gibi selam vermekten, almaktan. Halini sormayan selamlardan. Gel vaaz vereceğim diyen, düzelteceğim seni, eksiklerini söyleyeceğim, eğri kemiğini onaracağım diyen.

Halbuki ne eksiksin, ne de eğri, yanlış yollara da sapmadın, sadece dertlisin ve yorgunsun biraz. Heybende acı çekmiş çok fazla göz var. Onları yok sayamıyorum. En ansızın yerlerde dikiliyorlar karşına ve merhaba diyorlar.

İnsan her şeyi unutuyor, her şeyi unutuyor da, bir gözler kalıyor hafızada. Mutlu, hüzünlü, gün görmüş ya da toy gözler.

Ve en çok ölüm kokan yerlere git. Yaşam asıl oralarda. Hayatı bırakmışlara inat, onların nasıl sıkı tutunduğunu görünce utanırsın yaşadığına.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir