Köksüz mü kaldık?

20’li yaşlardaki en büyük hayalim, dünya turu yapmak ve gezilerimde o bölgenin geleneksel kıyafetini giymekti. O günlerden kaldı galiba, hala Anadolu’da farklı bir şehre gittiğimde İstanbul denen metropolde giydiğim kıyafeti çıkarır ve o bölgenin yöresel kıyafetini giymekten ve orada olduğum sürece böyle durmaktan zevk alırım. Çünkü kültür yaşadıkça var olur. Bana göre bir yeri gezmenin şartları var. Gittiğin yerin yediğini yiyeceksin, giydiklerini giyeceksin, konuştuklarını konuşmaya çalışacaksın, en azından merak edeceksin.

Eşimin benzinlikte durup sevgili Mabel Matiz’in yeni cd’sini alıp gelmesiyle başlıyor anlatacaklarım. Kapak fotoğrafları çok ilginç. Anadolu’nun en güzel motiflerini modernize etmiş ve bunu çokta güzel başarmış. Demek ki oluyormuş isteyince. Neden günlük hayatımızda geleneksel dokulara yer vermiyoruz. Kumaşındaki o pamuklu saf halini mi dersiniz, o nakışlardaki güzelliğimi dersiniz. Ama güzel olan her şey gibi hızla çıktı hayatımızdan. Fabrikaların seri üretim kıyafetleri arasında kaybettik geleneksel kodlarımızı. En azından özel günlerimizde koruyamaz mıydık. Modern gelinlik ne zaman girdi hayatımıza. Hele ki erkekler için. Gündelik hayatında takım elbise giyen bir erkek en özel gününde aynı kıyafetin bir yenisini giyiyor. Giyecek yöresel bir kıyafetimiz yok mu? Bu kadar köklü devlet geleneği olan 16. Türk  devletini kurmuş bir millet olarak,dünyayı düzenli orduyla tanıştıran bir milletin özel gününde giyinecek bir damatlığı yok mudur? Osmanlı  çağının kıyafetlerini dizi  filmlerle öğrendik. Bu dizi filmlerin yayınlandığı ülkelerde insanlar geleneksel kıyafetlerimize hayran oldular. 13. yüzyıl alp kıyafetlerimiz muhteşem. Amma velakin kökümüz yokmuş gibi köksüz kalmışız. 23 Nisan törenlerine hapsolmuşuz.

Geleneksel kıyafetler dünyayı kocaman bir çiçek tarlasına çevirir.  Japonların Kimino’su ,İskoçların Kilt’i, Eskimoların Anorak’ları, Hindistan’ın  Sari’si, Arabistan’ın Kandura’sı  Azerilerin Kafkas kıyafeti.  Dünyadan bunları seçmemin sebebi  yaşıyor olmaları.

Çok sevdiğim bir ayettir “biz sizi farklı milletlerde yarattık ki birbirinizle tanışıp kaynaşasınız.” Hucurat 13.  Yani farklılıklarımız enerji kaynaklarımız.  Gerek dindarlaşma uğruna, gerekse modernleşme uğruna dünyayı tek renge boyamak enerji kaynaklarımıza darbe vurmaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir